göz alıcı makyaj uygulamak için en önemli adımlar:
  1. yüzünüzü TEMİZLEMEKLE BAŞLAYIN. Cilt tipinize en  uygun olan  ürünü seçin ( - yıkama jeli, losyonlar  - ) Makyaj uygulamaları almak için cildinizi hazırlayın. Hidrasyon da makyaj başlamadan önce önemlidir.
  2. Bir sonraki adım cilt tonunu eşleşen rengi kullanmaktır. Yüzdeki çizgilerin ,renk farklılıklarının ortadan kalkması için 
  3. Sivilce, lekeler ve akne izleri  gizlemek için gizleme ürünlerini kullanın. Bunun için kapatıcılar kullanın.
  4. Göz makyaj ile başlayın, iç tonları vurgulamak için alt göz kapaklarında ve koyu tonları daha hafif gölgeler kullanın. Daha belirgin bir görünüm elde etmek bir kontur hattı kullanın. Dumanlı gözler şimdi moda Bunlar heyecan verici bakmak ve şık bir görünüm vermek kullanabilirsiniz..
  5. Eye liner ve maskara kullanın. Gözlerinizi kirpiklerinizi  daha çekici ve etkileyici yapar kirpikler için için bukle kullanabilirsiniz.
  6. Mutlaka  allık kullan. Onsuz makyaj eksik görünüyor. Daha doğal bir görünüm için hafif gölgeler kullanın. Çok fazla allık uygulamayın.
  7. Kıyafet renkleri ile eşleşen rujlar tercih edilir. Makyaj artırıcı bir etki veren herhangi bir gölge kullanın. Rujunuzu uygulamadan sonra dudakları bazı parlaklık uygulayın.

Gençleştirici DHEA hormonunun içerdiği etkili maddeleri avokadoda bulabilirsiniz. Alın bölgeniz için, 2 hafta boyunca her akşam limon suyu ile avokado tüketin. Çünkü limon suyunda bulunan C vitamini, avokadoda bulunan maddelerin etkisini artırır. 4 gün içerisinde etkisini göstermeye başlar.

Ağız çevresine soya
Yüzünüzde burun çevresinde başlayıp, ağız bölgesinde biten bir çizginin oluşmasını istemiyorsanız, doğal maddeler ve masajla kolayca önleminizi alabilirsiniz. Bunun için, bolca soya ürünü tüketin. Çünkü bu ürünler, flavonoit olarak adlandırılan hücre koruyucu maddeler içerirler. Bu maddeler aynı zamanda bazı bakım kremlerinde de bulunuyor. Flavonoit içeren kremleri problemli bölgelerin üzerine sürüp, 5 dakika kadar parmak uçlarınızla dairesel hareketlerle masaj yapın. Her gün kullandığınız takdirde, 2 hafta içerisinde etkili bir sonuç almanız mümkün olacak.

Üst dudağa zetinyağı
Üst dudak çevresi çoğu zaman ihmal edilir. Oysa bu bölge hızla nem kaybına uğrar. Bu durumda en büyük yardımcınız zeytin. Üst dudağınıza birkaç damla zeytinyağı sürüp, parmak uçlarınızla hafifçe üzerine vurun. Bu hareket kan dolaşımını hızlandırır. Yağ ise cildi yumuşatır.
Malzemeler
.Çörekotu yağı
.Tatlı badem yağı
.Bemiks kompoze
.Sinameki otu
Yapılışı
Otumuzu 2 kaşık cezveye ekliyoruz.Daha sonra üzerine yarım su bardağı su ekliyoruz.Kaynaması için 10 dk boyunca kısık ateşte tutuyoruz.Yaprakların suya iyice karışmasını sağlıyoruz.Bu arada Bemiks ampulü eczanelerden alabilirsiniz.Kaynayan karışımı ocaktan alıyoruz.Süzgeç vasıtasıyla yapraklarını süzüyoruz.Tatlı badem yağının kendi şişesinde mevcut bulunan kapağı ile ekleme yapacağız.Karışımın içine tatlı badem yağından yaklaşık 1 buçuk kapak ekliyoruz.Bu arada karışımın soğuk olmasına özen göstermemiz gerekli.Daha sonra aynı şekilde çörekotu yağından 1 kapak karışıma ekliyoruz.Eklediklerimizi karıştırmadan önce son malzememiz ampul formundaki bemiksi ekleyeceğiz.Bunun bir tanesi yeterli olacaktır.Ampulü dikkatli bir şekilde kırıp karışımın içine ekleyin.Bemikside karışımın içine ekledikten sonra bir tatlı kaşığı yardımı ile karışımı iyice karıştırın.Artık saç uzatma karışımımız hazır.Bu karışımı gece yatarken saçlarımızın diplerini ayırarak diplerimize uyguluyoruz ve bir bone takarak yaklaşık 10 saat saçımızda bekletiyoruz.

Göz altı morluklarının tam nedenini bulmak çok zordur.Buna neden olabilecek ellinin üzerinde hastalık bulunmakta olduğundan bu öneriler diğerleri içindir.Göz altı morluğunun bilinen yaygın nedenleri,göz altı derisi pigmentlerinin artması sonucu kahverengileşmesi, göz altı derisinin yapısal olarak ince olması nedeni ile alttaki damarların görünmesi veya damarların genişlemesi,yaşa bağlı olarak göz altlarının sarkarak gölgelenmeye neden olması veya alerjik reaksiyona bağlı olarak kaşıntı sonucu tahribat.Aynı zamanda göz altı morluğunuzun sebebi genetik olabilir.Esmer tenlilerde Hindistan,Pakistan gibi ülkelerde örneğin göz altı morluğu herkeste olan birşeydir.Bunun tamamen yok edilmesi mümkün değildir,sadece kozmetiklerle yok edilebilir.Uzun süre bilgisayar ekranına bakmak veya televizyon izlemek gözleri yoracağından kesinlikle göz altı morluklarına sebep olur.Özellikle parlak ışıklı bilgisayar ekranına yakından bakmak.
Az uyumak: Kimine 4 saat yeterken kimine 10 saat anca yeter.O yüzden herkesin kendi ihtiyacı kadar uykusunu alması çok önemlidir.Göz altı morluklarının en büyük sebeplerinden bir tanesi uykusuzluktur.
Az su içmek: Vücut suzuz kaldığında ve yorgun düştüğünde göz altlarına yansır.Kişiden kişiye bu ihtiyaç değişsede,ortalama olarak erkeklerin 13 bardak bayanların ise günde 9 bardak su içmeleri gerekmektedir.
Sigara dumanı: Ciltte ve aynı zamanda gözde kuruma yaptığından morluğa sebep olur.Sigarayı bırakmaya çalışın ve içilen ortamlarda da fazla durmamaya çalışın.
Fazla alkol tüketimi alkol kılcal damarları genişlettiğinden deride geniş damarlar morluk olarak görülebilir.Alkolü az tüketin ve alkol aldığınızda bol bol su için.
Tuz(sodyum): Sodyum damarları genişletir.Böylece genişleyen damarlar morluk olarak görülür.Hazır gıdalarda bolca bulunur.Bu yüzden tuzu ve hazır gıdaları az tüketin.
İşte size evde uygulayabileceğiniz basit yöntemler;
Soğuk Kompres: Temiz bir bezi ya da makyaj pamuklarını soğuk buzlu suyla ıslatın,elinizle dikkatlice sıkın ve gözlerinize kompres yapın. 5 ile 10 dakikalık kompresler  göz altı morluğunuzun azalmasına yardımcı olacaktır.
Taze dilimlenmiş Soğuk salatalık veya Patates rendeleri: Salatalıkları veya patatesleri dolapta biraz soğuttuktan sonra gözlerinizin altında 10 dk beklettikten sonra gözlerinizin morluğunu azaldığını fark edeceksiniz.
Bol sebze ve meyve üzüm çekirdeği ekstresi: Bol sebze ve meyve üzüm çekirdeği tüketin.Sebzelerde bulunan A,C ve E vitamini alt cilt dokumuza yararlıdır.Özellikle C Vitamini kolajen üretimi sağlar.Kolajen cilt altı dokumuzda olduğu gibi damarlarda da bulunur.Üzüm çekirdeği ekstresi de çok iyi bir antioksidandır.Toksinleri atmanızı sağlar.
Çay: Göz altı morluğuna iyi gelen en iyi çözümlerden bir tanesidir.Demlediğiniz çay poşetlerini atmayınız 15 dk dinlendiriniz.
Masaj: Günde bir kaç kere uygulayabileceğiniz bu masaj göz altı morluklarınızın azalmasına yardımcı olacaktır.Aynı zamanda makyaj öncesinde de uygulayabilirsiniz.Parmaklarınızla gözünüzün altındaki kemikleri yoklayın.Kemiklerin iç tarafına doğru parmaklarınızı bastırın,basıp-çekerek yaklaşık 10 kere bunu uygulayarak göz altı morluklarınızın azalmasına yardımcı olacaksınız.Aynı zamanda gözünüzün üstündeki kemiklerinize de bunu uygulayabilirsiniz.

Epilasyonda kullanılan lazerler kıl kökünde ve derinin üst tabasında bulunan melanin pigmentini hedef alırlar.Melanin pigmenti,deriye ve kıla renk veren bir maddedir.Bu madde ne kadar fazlaysa lazer epilasyonun yanıtı okadar artar.Yani koyu bir kıla sahipseniz alacağınız sonuçta o kadar iyi olacaktır.Lazer, melanin pigmentini hedef aldığı için diğer organlarımıza zarar vermez, deri ve göz dışında melanin pigmenti bulunmaz.Bu nedenle lazerin iç organlara zarar vermesi gibi bir şey söz konusu değildir.Artı lazerlerin dalga boyları; alexandrite lazerin dalga boyu 755 nm(nanometre),diot lazerin 800 nm, endiak lazerin 1064 nm dalga boyuna sahiptir.Dalga boyları derinin orta tabakasına veya endiak lazer için söylersek eğer biraz daha yağ dokusuna kadar işleyebilir.Yani deriden daha alt tabakalara inmesi söz konusu değildir.
Bayanların en çok sorduğu soru ise lazer yaptırırsam kısırlık olur mu veya yumurtalıklarıma zarar verir mi? Böyle bir şey söz konusu değildir.Yirmi yıldır lazer epilasyon uygulanmaktadır ve herhangi bir kanserojen etkisi veya ciddi  bir  yan etki görülmemiştir.
Görülecek yan etkiler sadece derinin üst tabakasıyla sınırlı olup, yanık ve lekelenmeler gibi yan etkiler görülür. Bunlarda en fazla 1-2 yıl içerisinde derinin üst tabakası yenilendiği için atılacaktır ve kalıcı bir yan etki kalmayacaktır.





Tırnak Kırılmalarını Engellemenin Yolları

Tırnak Kırılmalarını Engellemenin Yolları
Kadınların en sık karşılaştığı sorunlardan bir tanesi de sebepsiz yere kırılan ve ellerimizde kötü, pasaklı ve özensiz bir görünüme neden olan tırnaklardır. Bu kırılmaların sebebi gün içinde yaptığımız şeylerdir. Tırnaklarımız yalnızca evişleri yüzünden değil, işyerinde yaptıklarımız sebebiyle de kırılabilir. Eğer siz de tırnak kırılmasından şikayetçiyseniz, bu yazı tam size göre! Bugün, tırnak kırılmalarının önüne geçme yollarından bahsedeceğiz.



Tırnaklarım Neden Kırılıyor?
Tırnak kırılmasına yol açabilecek bir çok sebep vardır. En sık görülen sebep ise kolayca kırılabilen, uzamayan tırnaklardır. Bu gibi tırnaklar katman katman soyulur ve en ufak bir darbede ya da dikkatsizlikte kırılır.

Hassas tırnaklar, ne yaparsak yapalım hemen kırılır ve her daim aşınmış bir yüzeye sahiptir. Bulaşıkları yıkarken, bilgisayarda yazı yazarken veya haftasonu evde hiç bir şey yapmazken bile kırılabilirler. Tırnaklarımızın kolayca kırılmasının günlük hayatta yaptıklarımızdan çok aşağıdakilerle ilgili vardır:

Beslenme: Yeterince A ve B vitamini tüketmiyorsanız, bir de çinko, protein, demir ve kalsiyum alım miktarınız olması gerekenin altındaysa tırnaklarınız bakımsız ve sarımtırak görünecektir.
Kalsiyum Eksikliği: Ya vücudunuzun gerek duyduğu kadar kalsiyum almıyorsunuz ya da kalsiyum tutumunu önleyen bir rahatsızlığınız var.
Hastalıklar: Kırılgan tırmaklarla en çok ilişkilendirilen rahatsızlıklar, anemi, hiper ya da hipotiroid, yavaş kan dolaşımı ve romatizmadır.
tırnak2

Genel Anlamda Sağlıksız Bir Vücut: Vücudunuz sağlıksız ve bağışıklık sisteminiz de kuvvetli değilse tırnaklarınız her zaman olduğundan daha fazla kırılacaktır.
Dış Sebepler:  Kimyasallara mağruz kalmak (beyazlatıcı, deterjan, dezenfektan vb.) ve suyla fazla temas (bulaşık yıkamak, çocukları yıkamak, sebzeleri yıkamak vb.) da tırnakların kırılmasına sebep olabilir.
Farkında olmadan tırnaklarınızın kırılmasına sebep olan bazı “düşmanlar” vardır. Bunlar, hem kırılmalara hem de tırnaklarınızın sağlıksız görünmesine sebep olabilirler. Bu düşmanlar aşağıdaki gibidir;

Yaşlanma
Deri İltihabı
Genetik Yatkınlık
Aşırı Sıcak ya da Soğuğa Maruz Kalmak
Tırnaklarınızı Isırmak (Onikofaji)
UVB Işını
Aşırı Manikür (Takma Tırnak, Aşırı Törpüleme vb.)
Mantar (Candida Albicans, tırnaklarınıza saldıran ve cildinizin kızarmasına, tırnaklarınızın da koparak düşmesine sebep olan mantardır.)
Tırnak Kırılmalarını Önlemek İçin Neler Yapabilirim?
Bu problemi yaşamak istemiyorsanız ya da tırnak kırılmasına karşı genetik bir yatkınlığınız varsa aşağıdakileri unutmamaya özen gösterin:

Bulaşıkları eldivenle ya da günde yalnızca bir kez yıkayın: Bulaşık deterjanları ve sıcak su hem el hem de tırnaklarınız için oldukça zararlıdır. Önce kimyasal madde ardından da sıcak su tırnaklarınızı zayıflatır ve sorunlara açık hale getirir. Bulaşık yıkamadan önce büyük bir kaba deterjan ve suyu koyup, bulaşıklarınızı bir süre bu kabn içinde bekletebilirsiniz. Bu sayede hem bulaşıklarınız daha kolay temizlenmiş, hem de elleriniz daha az zarar görmüş olur. Bunun yanı sıra lateks eldiven giymeyi de ihmal etmemelisiniz. Eldivenin içine pamuk yerleştirebilir, bu sayede terlemeyi önleyebilirsiniz.
oje



Daha fazla protein tüketin: Tırnaklarımız ve saçlarımız proteinden oluşmaktadır. Eğer tırnak ya da saçlarınızda bir problem varsa bu, protein eksikliğinden kaynaklanıyor demektir. Bunu önlemek için et, lifli sebzeler ve soya tüketmelisiniz. Bu maddeler protein açısından zengindir.
Yağ asidi tüketin: Yağ asitleri tırnaklarımız ve genel anlamda sağlığımız için çok önemlidir. Yağ asidi, yumurta, tam yağlı süt, ceviz, sebze, yağ ve ketenyağında bulunur.
Kırılan tırnaklarınızı anında onarın: Tırnaklarınız kırıldıysa yapabileceğiniz en güzel şey, tırnaklarınızı sağlıklı bölüme kadar mümkün olduğunca kesmektir. Bunun yanında kırılma anında onarım yapmanız da önemlidir. Bu sayede kırılmaya devam etmeyecektir. Kırılan tırnağınızı törpüleyebilir ya da bir bandajla sarabilirsiniz. Şayet kırılan tırnağınızı “kurtarmak” istiyorsanız, bazı kadınların yaptığı gibi ufak bir miktar yapıştırıcıyı, poşet çayın poşet kısmından alacağınız küçük bir parçanın üzerine dökebilir ve tırnağın kırılan kısmına yapıştırabilirsiniz. Bu işlemden sonra tırnağınıza cila sürmeniz gerekmektedir.
oje2

Manikürünüze dikkat edin: Ojeniz çıkmaya başladığında tırnağınızdan kazımayın çünkü bu hareket tırnağın üst katmanını inceltecek ve güçsüzleştirecektir. Aseton kullanımınızı asgari düzeye indirin ve haftada en fazla bir kez kullanmaya özen gösterin. Fazla aseton kullanımı tırnaklarınızı kurutacaktır. Tırnak güçlendirici ya da takma tırnak kullanmamaya özen gösterin. Bu gibi ürünler altta yatan problemleri “gizlerler” ve bu ürünleri kullanmayı bıraktığınız an eski sorunlarla ya da daha kötüsü ilerlemiş problemlerle karşılaşırsınız.
Tırnaklarınızı birer araç olarak kullanmayın: Tırnaklarınız kutu açıcı ya da yapışkan sökücü değil. Bu gibi şeylerde tırnaklarınızı kullanmak, onlara zarar verip güçsüzleştirecek ve kolayca kırılmalarına sebep olacaktır.
Gereğinden fazla suda bırakmayın: Tırnaklarınızı haftada bir kez suya sokabilirsiniz fakat bunu haftanın her günü birer saatliğine yapmayın. Tatile gittiğinizde tırnaklarınıza fazladan özen göstermelisiniz çünkü havuz suyu tırnaklarınıza zarar verir. Klor ne tırnaklarınıza ne de cildinize faydalıdır.
oje3

Her hafta düzenli bir şekilde bakım yapın: Tırnaklarınıza bakım yapmak için ellerinizi zeytinyağı ve tuzla ovalayın ve ölü derilerden kurtulun. Ardından ojenizi çıkarın ve hem düzgün hem de sağlıklı olmaları için törpüleyin. Ellerinizi bir kaç dakika ılık suyla yıkayın. Daha sonra nemlendirici krem sürün ve ellerinize masaj yapın. Yapabileceğiniz bir diğer şey ise, ellerinizi kısa bir süreliğine havluya sarmaktır.
Ev yapımı ürünler kullanın: En popüler ürün limon suyu ve şeker karışımıdır; elma sirkesi ve ılık su; hintyağı, bal ve buğday tohumu yağı; karbonat ve su; papaya, yumurtanın akı ve badem yağı; dereotu ve su vb. karışımlar evde yapıp tırnaklarınıza uygulayabileceğiniz karışımlardandır. Bütün karışımlarda, elde ettiğiniz karışımı önce tırnağınıza uygulayın ve ardından birkaç dakika bekleyin. Daha sonra ılık su ile durulayın.


 Makyajda başarıyı yakalamak için öncelikle cilt tipini doğru belirlemek gerekiyor. Cilt tipi belirledikten sonra en uygun makyaj tonlarını bulmak kolaylaşıyor. İş sadece cilt tipi için uygun makyaj malzemeleri seçmeye kalıyor. Cilt rengi için uygun, renk uyumu olan ürünler kullanmak, daha genç ve güzel görünmeyi sağlıyor. Ciltte makyajı doğru göstermenin en iyi yolu ise; cilt rengi için uygun olan fondöten ve kapatıcılarla makyaj öncesi bazı iyi kullanmaktan geçiyor. Doğru tonda kapatıcılar ve cilt lekesi kaybeden baz üstüne uygulanan makyaj en iyi sonucu veriyor.Cilde uyumlu makyajı bulabilmek için, yüzde makyaj denemeleri yapılarak, en uygun olan stil belirlenebilir. Ayrıca ideal makyaj tonlarını bulmak için bir kozmetik mağazasına uğrayabilir, burada doğru cilt tonu öğrenilebilir. Açık tenliler makyaj malzemeleri içinde bronz ve bakır allıklar bulundurmalı
Açık tenli kadınlarda makyaj her zaman risklidir. Beyaz ten üzerine yapılacak yanlış uygulamalar, kötü sonuçlara yol açabiliyor. Açık tenli kadınlar, makyaj öncesi baz oluştururken açık renk fondöten kullanmalı. Fildişi rengi fondöten, cildi dengelemeye yardımcı olacaktır. Cilt lekesi için sıcak şeftali, pembe ve tonları tercih edilebilir. Açık renkli bazın ardından allık tercihi bronz, şeftali ve bakır tonlarından yana kullanılmalı.
Göz farı seçiminde kahverengi, haki ve toprak tonları tercih edilebilir. Evoria makyaj uzmanları siyah göz farı ve kalem kullanmaktan kaçınılmasını, bunun yerine kahverengi kalem ve rimelin daha iyi sonuç vereceğini söylüyor. Makyajı tamamlamak için şeftali ve pembe tonlarında rujlar iyi sonuç verecektir.
Buğday tenlilere gül ve erik renkleriyle profesyonel makyaj
Orta ton cilt rengine sahip olanlar için makyaj teknikleri çok da farklı değil. Profesyonel makyaj izlenimi yaratmak için öncelikle doğru fondöten veya kapatıcı kullanmak gerekiyor. Koyu renk bir astar ile nötr renklerle kapatıcı kullanılarak makyaj desteklenebilir. Buğday tene sahip kadınlar, daha parlak bir cilt görünümüne sahip olmak için gül ve erik renklerini kullanabilirler.
Bej, kahverengi ve karamel gibi renkleri, altın ve gümüşle kombine edip canlı bir görünüm elde edilebilir. Kavun ve kayısı tonları da ışıltılı bir gölge vermek için karıştırılıp kullanılabilir.
Eğer orta tonlarda bir cildiniz varsa; koyu mor ve canlı mavi kullanmaktan kaçınmanız gerekiyor. Çünkü göz üzerinde kullanılan canlı bir mavi, gözü şişmiş veya morarmış gibi gösterebilir. Buğday tenliler profesyonel makyaj için ruj tercihini canlı turuncu ve canlı pembe renklerinden yana kullanabilir. Böylelikle makyajda renk uyumu sağlanmış olur.
Esmerler, ateşli kırmızı ve kahverengi mercan rujlarla makyajda renk uyumu sağlamalı
Koyu renk bir cilt tonunuz varsa cilt rengini ön plana çıkarmak için kullanılacak makyaj malzemeleri ışıltılı ve parlak pembe tonlarında seçilmeli. Böylelikle daha canlı makyaj modelleri elde edilebilir. Makyaj teknikleri konusunda en önemli konu doğru makyaj malzemelerini kullanmak . Yüzünüzde ön plana çıkarmak istediğiniz yerlerde daha canlı tonlar kullanmak gerekiyor. Özellikle esmerler gözlerinin güzelliğini ortaya çıkarmak için altın, gümüş, çikolata ve zümrüt yeşili, mor ve lacivert gibi renkleri kullanmalılar. Kırmızı tabanlı gölgeler de çekici gözleri oluşturmada yardımcı olacaktır.
Bronz ve dut renkli allık ile derin sıcak pembe, fuşya ve kayısı allık renklerini tercih edebilirsiniz. Dudaklarınızda bal rengi altın ışıltı, karanlık berry renkler, koyu kırmızı ve derin mürdüm tonları uyum sağlayacaktır. Esmerler ayrıca ateşli kırmızı ve kahverengi mercanları da deneyebilir.
Bir çok kadınının kurtarıcısı fondötenler, farklı cilt tipleri ve kullanım alanlarına göre çeşitlilik gösteriyor. Mesela çabuk yağlanabilen cilt için kompakt, kuru ciltler için sıvı ve krem fondötenler kullanılmalıdır.

Sıvı, krem, kompakt veya köpük... Peki hangi fondöten sizin teninize en uygun? İşte bunun doğrusunu bulmak bir sorun. Fondöten çeşitlerinin sayısı oldukça fazla, bu sebeple birçok kadın için cildine uyan ürünü bulmak çok zorlaşıyor. İster sıvı veya krem olsun, ister kompakt fondöten veya isterse de köpük halinde... Bu dört ürünün de kendine göre avantajları bulunuyor. Bununla birlikte, her birinin cilt yapısına göre etkileri eşit veya optimal değil. Bütün kadınlar taze ve doğal bir cildi olmasını arzu eder, fakat çok azı buna sahiptir. Fast food yemek, stresli meslek hayatı ve yüksek orandaki hava kirliliği ile direkt teması, cildimizi vücudumuzun en önem vermemiz gereken organı haline dönüştürüyor. Bu nedenle cildimizin kolaylıkla dengesini kaybetmesi doğal. Sivilceler, geniş deri gözenekleri, kızarıklıklar ve kurumuş veya yağlı ciltler bunun bir sonucu. Gelin birlikte hangi fondöten şekline cildinizin daha yatkın olduğunu araştıralım...

Kompakt 
Kolay yağlanan ciltler için
Bir kompakt fondötenin yüze uygulanışı sıvı bir üründen daha pratik ve kolaydır. Fakat çok kuru cildi olan kişiler için kompakt fondöten bir avantaj olmaktan çıkar. Buna pudranın da karışması ile cilt daha da kuru ve hatta kepekli bir hale dönüşebilir. Aynı zamanda yüz kırışıklıkları olan kadınların da bu pratik fondöten şeklini kullanmamaları gerekir: Küçük pudra partikülleri bu kırışıklıklara kolayca yerleşerek onları daha belirgin hale getirir. Kolay yağlanabilen bir cilt için kompakt fondöten daha uygundur, çünkü cildin yağlı parlaklığı kompakt fondötendeki yüksek pudra oranı sayesinde kolayca gizlenebilir.


Sıvı
Uzun süre etkili
Sıvı fondöten kuru cilde sahip veya cildi yaşlanmış kadınlar için daha akıllıca bir çözüm olabilir. Küçük nemli bir süngercikle sürüldüğünde cildi nemlendirir ve taze, düz bir tene sahip olmanızı sağlar. Bazı özel yağsız ürünler de vardır ki, bunlar da yağlı ciltleri olan kadınlar için idealdir. Cildi hafif veya kuvvetli örten, uzun süre etkisini gösteren, mat, düzleyici ürünlerden tutun da hassas ciltlere göre olanları bile sayarsak birçok çeşidi bulunuyor. 


Krem
Kış ayları için çok ideal
Genelde krem fondötenler aynı zamanda yağ içeriklidir. Bu nedenle kuru ciltler için tam çözüm getiren bir formüldür. Çok iyi bir kapatıcı olduklarından çoğunlukla mat, kepekli ciltlere çabucak taze bir görünüm kazandırırlar. Kış aylarında cildimiz en kuru olduğu zamanı yaşadığından tam da bu aylar için krem fondöten tavsiye edilir. Bu tip fondötenler hafif bir manto gibi koruyucu şekilde cildi kapladıklarından kirlenmeye müsaittir, gözenekli ciltler için uygun değildir.


Köpük
Parmaklarınızla uygulayın
Köpük cilt üzerinde hafif, hava almasına yardım eden bir etki yaratır ve mat ipeksi bir görünüm sağlar. Yüksek orandaki renk zerrecikleri ile ciltteki temiz olmayan bölgeleri veya hataları saklar ve genç veya karışık ciltli kadınlar için uygundur. Köpük fondöten en kolay yoldan parmaklarla cilde sürülür. Parmak uçlarındaki ısı sayesinde köpüğün karakteri cildi okşayan bir kreme dönüşür. Amerika’da ortaya çıkan yeni bir trende göre fondötenin örtücü karakterinde cildi yenileyen mineralli pudralar moda haline geldi ve bunlar aynı zamanda çok hafif olup, hassas ciltler için de çok yararlılar.


Bunlara dikkat edin!

Doğru fondöteni bulmak için ürünleri elinizin arka yüzünde denemeyin, çünkü orada cildin pigmentleri, yüzünüzdeki pigmentlerden farklı. Bunları çenenizde veya çene altınızda deneyin. En ideal renk tonu, tabii ki cilt tonunuza en uygun olanıdır. Fondötenleri en doğru olarak gün ışığında test edin çünkü yapay ışık bazı renk tonlarını yutar. Kim cildinden çok daha koyu bir fondötenin taze bir tatil sonrası rengi kazandırdığını düşünüyorsa, yanılıyor. Çünkü çok koyu fondötenler kadınları dinlenmiş ve taze göstermek yerine, daha yaşlı gösterir! Kullandığınız fondötenin yapısı mutlaka cilt yapınıza uygun olmalıdır. Diğer bir nokta da seçtiğiniz fondötenin güneş korumalı olmasıdır.


Nasıl uygulayacaksınız?

Uygularken ilk yapmanız gereken cildinizi temizlemek ve nemlendirmektir. Cildinizi temizleyip, arındırdıktan sonra cilt tipinize göre seçmiş olduğunuz nemlendirici yardımıyla cildinizin dengesini sağlamalısınız. Bu işlemin ardından bir süre beklemelisiniz. Çünkü cildiniz kremi emmeden fondöten uygularsanız istediğiniz sonucu alamayabilirsiniz. Fondöteni elinizle sürebileceğiniz gibi daha hafif ve doğal olması için sünger ya da fırça kullanabilirsiniz. Uygulama esnasında az miktarda fondöten alna, buruna, çeneye ve yanaklara sürülmeli ve dudaklar da dahil olmak üzere tüm yüz derisine yayılana kadar dairesel hareketlerle homojen olarak dağıtılmalıdır. Çenede ve yanaklarda; dışa doğru ve yukarı, alında ise bir yandan öbür yana aşağı doğru; burunda, aşağı burun ucunun altına doğru, gözaltına kapatıcı kullanmıyorsanız daha ince sürmelisiniz. Cildinizde kızarıklık veya kapatmak istediğiniz bölgeler varsa fondöten öncesi kapatmalısınız. Ayrıca fondöteni sürerken yüzünüz ile boynunuz arasındaki renk dengesine dikkat etmelisiniz. Uygulama sonrası bir süngerle fazlalıkları alabilirsiniz.

Ömrü ne kadardır?

İyi kalitede üretilmiş bir fondötenin ömrü, açılmadan 1-1.5 yıl, açıldıktan sonra ise 5-6 aydır. Pudra fondötenler, akıcı kıvamlılara kıyasla daha uzun ömürlüdür. Açıldıktan sonra 1 yıl kullanılabilir. Bozulan fondötenin kıvamı eskiye oranla daha koyudur, uygularken topaklanır, renginde ve kokusunda değişiklikler meydana gelir. Bu durumlardan herhangi biri oluştuğu taktirde o fondöteni kullanmamalısınız. Cildinizde tahriş ve alerjiye yol açabilir. Uzun süredir duran bir fondöteniniz varsa yüzünüze sürmeden önce mutlaka elinizin üzerinde deneyin. Her kullanımdan sonra ağzını silin ve kapağını sıkıca kapatın. Işıklı, sıcak ve nemli ortamlarda saklamayın. Ayrıca yağlı ciltlerin yarı sıvı bir fondöten, kuru olanların ise krem şeklinde ürün kullanmaları makyajın daha iyi görünmesini sağlayacağını unutmayın..kaynak:gazetevatan
Cildi Temizlemek İçin Badem Sütü Tarifi
Her kadın cildinin güzel, temiz olmasını ister ve kendisine ait bir cilt temizleme yöntemleri geliştirir. Cildin temiz olması kadınlar için oldukça hassas bir konu haline gelmiştir. Hiç temizlenmeyen cildin bir süre sonra üst derisi ölü hücreye dönüşür. Bu sebepten dolayı cilt hava almaz ve oksijensiz kaldığı için ciltte bazı hastalıklar görülür. Cildinizin sağlıklı olmasını istiyorsanız, haftada 1-2 kez temizleyerek arındırabilirsiniz
Cildimizin temizliğine ne kadar önem verirsek ,cildimizde yaşımızı o kadar az ele verir. Cilt temizliğini illede pahalı malzeme kullanarak elde ederiz diye birşeyde yoktur. evde doğal ürünlerle kolay ve ucuz yollu hazırlayabiliriz .işte size en doğal tarif :
Badem sütünüzü, ev ortamında kendiniz de kolayca yapabilirsiniz.
Malzemeler
1 avuç dolusu badem
1 tatlı kaşığı toz şeker
Gülsuyu
Yapılışı:
Bademi öğütüp un haline getirin. Toz şekeri ve alabildiği kadar gülsuyunu ekleyip 2 gün bekletin. Sonra çalkalayıp cildinizi silin.
dolgun dudaklar için tarçın

Bir parça kabuk tarçını ıslattıktan sonra dudaklarınızın üstünde gezdirin. Ayrıca tarçın yağı kullanmayı da deneyebilirsiniz.

Bunun haricinde niyasin ve dolaşımı hızlandırıcı B vitamini içeren dudak dolgunlaştırıcıları kullanarak dudaklarınızın görünümünü bir anda değiştirmeniz mümkün.

Üzüm-kil- lavanta maskesi
Üzüm-kil-lavanta maskesi, biraz daha yağlıya dönük karma ciltler için uygun bir maskedir. Bu maske için gereken malzemeler:
-          1 çay kaşığı üzüm pekmezi
-          Yarım paket yaş maya
-          1 çay kaşığı lavanta yağı
-          1 tatlı kaşığı yeşil kil
-          1 çay kaşığı limon suyu
Yarım paket mayayı cam bir kapta iyice ezin. Daha sonra içine limon suyu, üzüm pekmezi ve lavanta yağını ekleyerek karıştırın. Krem kıvamını alana dek yeşil kili ekleyin. Bu maskeyi hem yüzünüze hem de gerdan bölgenize 15 dakika kadar uyguladıktan sonra ılık su ile yüzünüzü yıkayabilirsiniz. Cildiniz karma ise bu maskeyi haftada bir kez uygulayarak etkili sonuç alabilirsiniz.Üzüm-kil- lavanta maskesi
Portakal maskesi
Meyve asidi açısından etkili olan portakal maskesi, normal özellikler gösteren karma ciltlere önerilmektedir. Maske içeriğinde gereken malzemeler çok basit; bir adet portakal ve nemlendirici bir krem.Portakal maskesi
Maskemizin nasıl hazırlanacağına gelince, portakalı sıkıp, suyunu damla damla 2 çay kaşığı nemlendirici kremin içine katın. Maskeyi yüzünüze sürüp, 10 dakika kadar beklettikten sonra ılık bir bez ya da ılık su ile temizleyin.
Normal ciltlere uygun, portakal maskesi haftada iki kez uygulandığı takdirde daha verimli bir sonuç elde edilecektir.
Nane maskesi
Karma ve yorgun ciltler için tavsiye edilebilecek bir diğer maske nane maskesidir. Nanenin, serinletici ve ferahlatıcı bir etkisi vardır. Yorgun ciltleri canlandırmak için nane oldukça faydalıdır. Gereken malzemeler portakal maskesinde olduğu gibi son derece basit. Bir tutam kuru nane ve nemlendirici krem. Tarifi de çok kolay.Nane maskesi
Bir tatlı kaşığı kuru naneyi, bir cezvede yaklaşık bir fincan su ile demleyip, soğumasını bekleyin. Sonrasında bir çorba kaşığı demlenmiş naneyi, iki çay kaşığı nemlendirici krem ile karıştırarak yüzünüze uygulayın.  Maskeyi yüzünüzde, 10 dakika kadar bekletmeniz yeterli. Nane maskesi haftada iki ya da üç kez uygulanabilir.

Lezzetli kek ve poğaçaların vazgeçilmezi karbonat, cilt bakımında da mucize gibi formüllerle cildinizi lekelerden arındırıyor.


Bir çay kaşığı maya, bir çay kaşığı karbonatı 10 damla su ile ıslatın. Karışımı sürün, 15 dakika sonra yıkayın. Maya gözeneklerinizi temizlerken, karbonat da lekelerden kurtulmanıza yardımcı olur.

KARBONATLI PEELİNG

Peeling yapmayı karbonatlı reçeteyle deneyebilirsiniz.

Bir tatlı kaşığı süzme yoğurt,yarım çay kaşığı kabonat ve üç damla kadar limon suyunu karıştırın, temiz cildinize sürüp 20 dakika kadar bekledikten sonra peeling yaparak çıkarın. Ilık suyla durulayın. Bu şekilde cildinizi derinlemesine temizlerken, lekelerden de kurtulmuş olacaksınız.

DETOKS BANYOSU

Vücudunuzu toksinlerden arındıracak ve minerallerle besleyecek bir detoks banyosu sizi oldukça iyi hissettirecektir. Küvetinizi sıcak suyla doldurun ve iki bardak karbonatla iki bardak ingiliz tuzunu içine ekleyin. Yarım saat kadar vücudunuzu sıcak banyonuzda dinlendirin.

PAMUK GİBİ AYAKLAR

Cilt bakımında ayakları hep en son sıraya atıyorsunuz değil mi? Peki pamuk gibi ayaklara sahip olmak istemez misiniz? Leğeni sıcak suyla doldurun ve içine yarım ölçek karbonat ekleyin. Ayaklarınızı bu karbonatlı suyun içinde dinlendirerek hem günün yorgunluğunu atabilir, hem de yumuşacık ayaklara kavuşabilirsiniz.
Kaşlarınız size neden küser?


Bir noktadan sürekli ve yanlış bir şekilde kaş alındığında, artık o bölgeden kaş çıkmayabilir. Bu durum, halk arasında kaş küsmesi olarak adlandırılır.

Küsen bölge zayıfladığı için kılların çıkması söz konusu olmaz ve kaşınızın şeklini değiştirmek oldukça zorlaşır.

Kaşların küsmesi yalnızca yanlış alımdan kaynaklanmıyor tabi. Uyurken kaşları sürekli ellemek ve yatış pozisyonu gibi sebeplerin yanında stresten dolayı da dökülerek bir daha çıkmaması gibi bir durum da yaşanabilir.



Hem cildinize hem de saçlarınıza özel bakım.


Özellikle kış aylarının vazgeçilmezi olan çay, keyifli anlarda içilecek sıcacık bir mola olmanın yanı sıra güzelliğin kapılarını da aralıyor.

CİLT YENİLEYİCİ MASKE

Bu maske cildinizdeki toksinlerin atılmasına yardımcı olacak. Üç yemek kaşığı yoğurtla bir tatlı kaşığı bal ve çayı karıştırın. Gözlerinizi koruyarak yüzünüze sürün ve 20 dakika beklettikten sonra yıkayın. Cildinizdeki yumuşaklık ve canlılık hissini hemen fark edeceksiniz.

ŞİŞ GÖZLERDEN KURTULUN

Özellikle yorucu bir günün ardından ya da bilgisayar karşısında uzun süre kaldıysanız veya akşam çok geç uyuduysanız, gözleriniz şiş ve yorgun görünebiliyor. Fakat bu durum canınızı sıkmasın. Birçok derde çare olan çay şiş gözler konusunda size yardımcı olabilir. Bunun için iki poşet çayı yarım çay fincanı kaynar suda 15 dakika demleyin sonra buzdolabında biraz soğumasını bekleyin. Buzdolabında soğuduktan sonra iki parça pamuğu çaya batırın, sıktıktan sonra göz kapaklarınızın üzerine yerleştirin ve yaklaşık 10 dakika kadar bekletin. Gözlerinizin çok daha iyi göründüğünü göreceksiniz.

SAÇLARINIZI PARLATIN

“Saçlara da çay sürülür mü?” diye sormayın. Eğer saçlarınız yıprandığı için cansız ve mat görünüyorsa çay banyosu gibisi yok. Saçlarınızı ilk olarak normal şampuanınızla yıkayın ve durulayın. Sonrasında daha önce demlediğiniz çayı saçınıza dökün ve yaklaşık beş dakika kadar saçınızda bekletin. Saçınızı duruladıktan sonra kurutma makinesi yardımıyla değil de kendi kendine kurumasını bekleyin. Ardından saçınıza istediğiniz gibi şekil verebilirsiniz.

Çayın içeriğinde bulunan tein adlı madde hem uyarıcı hem de susuzluğu giderici özellikler içeriyor. E vitamininden 20 kat daha güçlü bir antioksidan olan polifenol adlı madde ise kan dolaşımını hızlandırırken, hücrelerin oksitlenmesini önlüyor ve cildin yaşlanmasını geciktirerek sıkılaştırıcı bir etki sağlıyor.

CİLDİNİZİ CANLANDIRIN

Özellikle kuru ciltler için kurtarıcı görevi gören çayı güvenle kullanabilirsiniz. Nemlendirici yüz kreminizin içerisine biraz çay ekleyin ve yüzünüze gece yatmadan önce sürün. Sonra cildinizi ılık suyla yıkayın ve kurutun. Cildinizin yumuşacık olduğunu göreceksiniz. Çayın içeriğinde bulunan doğal astringent isimli madde doğal bir sıkılaştırıcıdır. Bu nedenle cildinizi sadece çayla yıkama bile canlanmasına yardımcı oluyor.

Not: Yapılan araştırmalara göre yüzü siyah ya da yeşil çay ile yıkamak cilt kanserinden de korunmaya yardımcı oluyor.

AKNELERİNİZİ GİDERİN

Eğer yüzünüzde sivilce çıkacağına dair işaretlerin farkına vardıysanız önleminizi çayla alabilirsiniz. Bir poşet çayı birkaç dakika sıcak suda demledikten sonra poşeti çıkarın ve biraz soğumasını bekleyin. Sonra sivilcenin çıkacağı yere koyun ve 5-10 dakika sivilcenin üzerinde bekletin. Poşeti aldıktan sonra sivilcenin olduğu yeri bir süre yıkamayın. Sivilce üzerinde yarattığı etkiye inanamayacaksınız! Kaynak:haber365.com


1- Kaşlarının daha kalın ve belirgin görünmesini istiyorsan, göz kalemini kaş kalemi olarak kullanabilirsin.

2- Koyu renk farın mı bitmiş? Siyah, gri ya da kahverengi kalemlerin ile göz kapağını boya ve bir pamuk yardımıyla dağıt.

3- Geçici dövme yapmak için göz kalemini kullanabilirsin. Tek yapman gereken istediğin şekli çizmek! Üstelik beğenmezsen yıkayarak kolayca çıkartabilirsin.

4- Not almak için kalem bulamadın mı? Göz kalemin bu iş için birebir!

5- Kedi gözlere sahip olmak için çektiğin kalemi göz bitiminden şakaklarına doğru uzatman yeterli!

6- 60’ların modasına uymak istersen, kaleminle yanağına bir ben kondurabilirsin!

7- Göz kalemi erkeklere de çok yakışıyor! Johnny Depp bunun en büyük kanıtı! Sen de erkek arkadaşının gözlerine sürmeyi dene:)

8- Uzun saçların seni bunalttı ve yanında toka yok… Saçlarını dolayıp topuz gibi yap ve kalemini saçlarının ortasına batırarak toka olarak kullan!

9- Japonlar gibi çekik gözlere sahip olmak istiyorsan, göz kalemini üst ve alt kirpiklerinin ortasından başlayarak göz bitimine kadar kalem çek!

10- Resim yaparken fonu renklendirmek için göz kalemini kullanabilirsin! Kalemi yatay olarak tutup kağıdı boya ve sonra da parmağınla dağıt!

11- Okuldaki tiyatro gösterilerine hazırlanmak için göz kaleminden faydalanabilirsin. Kedi bıyığı yapmak, göz altında morluklar oluşturmak için siyah bir göz kalemi yeterli.

12- Eğer beyaz tenliysen, kahverengi göz kalemi çekerek yüz hatlarını yumuşatabilirsin!

13- Gözlerin büyükse, iç kısımlarına kalem çekerek onları daha küçük gösterebilirsin.

14- Gözlerini daha büyük göstermek istiyorsan, alt ve üst çevresine kalem çekmen yeterli!

15- Gözlerin aşağı doğruysa, kirpik diplerine düz şekilde kalem çekerek hoş bir görüntü elde edebilirsin.

16- Gözlerinin çekik görünmesini istiyorsan, göz pınarından başlayıp gözün bitiş çizgisine kadar kalem çekmelisin.

17- Gözlerinin iç ve dış kısmına kalem çekmen, bakışlarının daha da anlamlı olmasını sağlar.

18- Göz kalemini çektikten sonra bir kulak çubuğu ile çizgiyi dağıtmayı dene. Böylece Cansu Dere’ninki gibi buğulu bakışlara sahip olabilirsin.

19- Alt göz kapağına beyaz kalem çekersen, gözlerinin daha parlak görünmesini sağlayabilirsin.

20- Gözlerin birbirinden uzaksa, göz ortasından göz pınarına kadar alt ve üst kısmına kalem çekmelisin.

21- Gözlerin birbirine yakınsa, ortasından göz sonuna kadar alt ve üst kısmına kalem sürmelisin.

22- Kaşlarını daha uzun göstermek istiyorsan, uygun renkli bir göz kalemi ile kaş çizgini uzatabilirsin.

23- Renkli gözlüysen, renkli göz kalemleri kullanmayı denemelisin. Mavi ve yeşil tonlarındaki kalemler bakışlarını yumuşatır.

24- Sadece üst kirpik diplerine kalem sürmen, gözlerinin daha kalkık görünmesini sağlar.

25- Düz renk bir tişörtünün üzerine istediğin deseni çizip geçici bir süreliğine yeni bir tişörte kavuşabilirsin.

Sarkma, gözaltında oluşan koyu renkli halkalar, akneler ve tüm ışıltınızı alan kuru, mat bir ten… Bunlar, kadınların en fazla şikâyet ettiği cilt sorunlarının başında geliyor.

Ama neyse ki, yeni nesil kozmetik ürünleri var ve bazıları etkisini bir gecede gösterecek kadar iddialı…

Niçin bir insana baktığımızda onun 18 yaşında mı yoksa 25 yaşında mı olduğuna dair bir tahminde bulunabiliriz? Bu sorunun yanıtının; “yüzlerindeki çizgiler” olmadığı kesin. Ancak yine de, bu iki genç yaş arasındaki farkı anlamamızı sağlayan önemli bir faktör var. Bu da yüzdeki yumuşak dokuların yer değiştirmesi. Daha açık bir deyişle, yüzün yaşını esas ele veren kırışıklar değil yüzün zamanla sarkması. Uzmanlar bu durumun nedenleri ve korunma yolları hakkında ipuçları veriyor…

Yüzümüz niçin sarkıyor?
Yüz sarkmasında yer çekiminin etkisi büyük elbette. Ancak buna zemin hazırlayan da; cilde sıkılığını veren kolajen ve elastin gibi maddelerin azalması. Cildi tutan bir zamk gibi görev yapan bu maddelerin azalmasıyla ciltte yer çekimine karşı koyamaz hale geliyor. Sarkmanın sonuçları ise yüzde şu şekilde gözlemleniyor: sarkan göz kapakları ve kaşlar, yanak ve ağız arasında çok derin çizgilerin oluşması, yüz ovalinin bozulup yüzün kare bir hal alması, burun ucunun düşmesi, dudakların özellikle de üst dudağın incelmesi.

Yüz sarkmasından nasıl korunmalı?
Yer çekimine karşı koymanın bir yolu yok elbette… Ancak cildinize sıkılığını veren elastin ve kolajen liftlerinin yoğunluğunu korumak için bir şeyler yapabilirsiniz. Bunun için doğru beslenme çok büyük önem taşıyor. Bol bol yeşil sebze ve meyve yemek, sigara ve güneşten kaçınmak da önemli.

Kimi uzmanlara göre, yüz jimnastiği yapmak (örneğin her gün 100 kere ağzınızı kocaman açarak U, A ve O harflerini söylemek) etkili olabiliyor. Uzmanların bir önerisi de, 35 – 40 yaşlarından itibaren “lifting” yapan kremlerden düzenli olarak kullanmak.
Çok sık kilo alıp vermekten ya da spor yapmamaktan göğüsler sarkıp esnekliğini kaybedebiliyor. Göğüslerin zaman geçtikçe formlarını kaybettikleri ve bu durumun, özellikle vücut görünümüne çok önem verenler için, oldukça sıkıcı olduğu kesin. Aslında vücut şeklimiz günlük yaşantımıza bağlı olarak belirleniyor. Çok sık kilo alıp vermekten, yanlış egzersizlerden ya da spor yapmamaktan dolayı, kimi kişilerde göğüsler erkenden sarkıp esnekliğini kaybedebiliyor. Bu kişiler çoğunlukla dolgulu sutyen kullanmadan bir şey giyemez, hiçbir kıyafeti kendilerine yakıştıramaz oluyor...

Eğer siz de, bu tür problemlerle karşı karşıysanız Coliseum Spor Merkezi'nde Fitness eğitmenliği yapan Elif Hotaman'ın önerdiği hareketlerle bu durumu biraz da olsa düzeltebilirsiniz.. Eğer hala bu tür sorunlarla karşılaşmadıysanız da bunu mümkün olduğunca geciktirebilir, bu egzersilerle göğüslerinizin formunu uzun yıllar koruyabilirsiniz.

Şınav çekin
Şekildeki gibi elleriniz ve dizlerinizin üzerinde durun. Dirsekleriniz yana doğru bakmalı. Kollarınızı dirseklerinizden büküp aşağı yukarı doğru inip çıkarak şınav çekin. Bu hareketi 12 kez tekrarlayın. Hareketler sırasında düzenli olarak nefes alıp vermeyi unutmayın. Bu hareketle göğüs ve arka kol kaslarını çalıştırmış olacaksınız. Bunun dışında ön omuz kaslarınız da aktif hale gelecek. Şınav, özellikle kuvvetsiz olanlar ve yeni başlayanlar için oldukça iyi bir başlangıç hareketi aynı zamanda...

Daire çizin
Yere dümdüz, sırtüstü uzanın. Bacaklarınız dizlerinizden bükük şekilde dursun. İki elinize dambıl ya da 1 er litrelik su şişeleri alın. Şimdi dambıl fly hareketini yapmaya başlayabilirsiniz. Bunun için, Kollarınız gergin bir şekildeyken havada yukarıdan aşağıya büyük daireler çizin. 12 kez tekrarlayacağınız bu hareket göğsünüzün tam açılmasını sağlıyor ve sarkmaları önlüyor.

Açıp kapayın
Yerde, dizlerinizin üzerinde durun. Gövdeniz mümkün olduğunca dik olsun. Ellerinize yine ağırlıklar alın ve kollarınızı dirseklerden bükük şekilde ortada birleştirin. İki kolunuzu da yanlara doğru açın. Ardından ilk pozisyonunuza dönün. Bu açıp kapama hareketini aynı şekilde 12 kez tekrarlayın.

Ve biraz zorlanın
Son egzersizimiz tam şınav çekme. Kollar tamamen gergin olsun. Tüm vücut ağırlığınız kollarınızın üzerinde. Yine düzenli nefes alış verişine dikkat ederek şınav çekin. Fakat karnınızın yere değmemesine dikkat etmelisiniz. Bunun için 4 -5 cm. bir alçalma yapmanız yeterli. Başta zorlansanızda 12 kez yapmayı ihmal etmeyin. Bu sayıyı gün geçtikçe daha da artırabilirsiniz. Bu hareketin tüm göğüs kaslarınızın çalışmasını sağladığını da ekleyelim.

Elma sirkesi ile saç bakımı yaparak saçlarınızda ki kaşıntıdan ve saç diplerinde ki kepeklerden kurtulabilirsiniz. Hem vücuda hem de saç köklerine çok iyi gelen elma sirkesi bir o kadar da pratiktir.
* 1 su bardağı elma sirkesi
* 2 yemek kaşığı kadar mısır nişastası
Malzemeleri derin bir kaseye koyup karıştırıyoruz. Sorunlu bölgeye uygulayarak masaj yapıp 10 dakika kadar bekletelim. Kullanmış olduğunuz şampuan ile yıkayalım.
Not: Kaşıntı,kepek vs gibi sorunları olanlar uygulasınlar. Etkili sonuçları göreceksiniz.
Yüzünüzü yenileyen bakım önerileri:
*Taze ıhlamur çiçek ve yaprakları ezilerek suyu çıkartılır. Elde edilen sıvı ile günde üç defa kırışık ve buruşuk kısımlara masajla tatbik edilir.

*Bir yemek kaşığı ekşimiş hamur ve aynı oranda sirke iyice karıştırılır. Karışım kırışık ve buruşuklara sürülüp bir saat beklenir. Yıkandıktan sonra aynı kısımlara ovuşturularak süt sürülür. İki yemek kaşığı acıbadem ezilir ve bir yumurta sarısı ile krem haline getirilir. Kırışık ve buruşuk kısımlara sürülür ve bir saat sonra yıkanır.

*Bir yemek kaşığı limon suyu, bir yemek kaşığı zeytinyağı ve bir yumurta sarısı karıştırılıp yüze sürülür. Kuruyuncaya kadar beklenir ve su ile yıkanır.

*Pelin otunu sıcak suda demleyin ve süzün. Elde edilen posaya badem yağı karıştırılarak krem kıvamına getirilir. Yatmadan önce cilde sürülür.

*İki avuç kayısı, maydanoz ve gelincikle hazırlanacak bir karışım cildinizi yenileyecek ve lekesiz cildinizle yaşlanmaya meydan okuyacaksınız!

İnsanın yüz güzelliğinde gözler en büyük rolü oynar. Birçok etken göz güzelliğinizi bozmaya sebep olur. Bu etkenler başta uykusuzluk, kullandığınız ilaçlar, yorgunluk, madde bağımlılığı sigara büyük etkendir. Güneş ışınlarına maruz kalmak ve stres ile sıkıntıdır bu ekteler. Bu etkenlerin oluşturduğu morluklar, gözaltı esmerleşmeleri, şişkinlik, kızarıklık bunların hepsinin toparlanıp tek bir ad verilmesi gözaltı morluğudur. Evinizde bulunan sıradan bir krem ya da kür kullanmadan önce rahatsızlığınızın asıl sebebini bilmekte fayda var.
Gözaltı morlukları için evinizde hazırlayabileceğiniz çözümler:
*Salatalık ya da patates suyu pamuk yardımıyla gözaltlarına uygulanabilir.

Salatalık suyuna biraz limon sıkın ve problemli bölgeye uygulayın.
Günde en az 1,5 litre su için.
Uyumadan önce yüzünüzü yıkadıktan sonra badem yağı ile gözaltlarınıza hafif hafif masaj yapın.
Her gün yeterli miktarda sebze ve meyve yediğinizden emin olun.
Pamuğu gül suyuna batırın ve sıktıktan sonra gözlerinizin üstüne koyun ve birkaç dakika bekleyin.
Birkaç adet nane yaprağını alın ince kıyın ve ezin. Daha sonra bunu gözaltlarınıza koyun ve 15 dakika bekleyip yıkayın.
Bakım yaparken gözünüze kaçırmamaya dikkat edin.